8 Haziran 2012 Cuma

Parça 2

     Camiye en yakın ikinci bakkala girip bir paket Anadolu ve bir kibrit aldım. Geriye kaldı 94 lira 90 kuruş. Durakta otobüs beklerken otobüsün gelmesini hızlandırmak için bir sigara yaktım. Aylık akbilin geçmediği, sanki çok eğlenceli yerlerden daha eğlenceli yerlere yolcu taşıyan çift katlı otobüslerden birkaç tanesi geçti. Bu otobüsler de Kadıköy’ e gidiyordu, gitmiyor değil, ama benim Kadıköy’ ümle bu otobüslerin Kadıköy’ ü tamamen farklıydı. Önümde duran -17 numaralı otobüse binip ayakta yolculuk yapanlar için fena sayılamayacak bir yere geçtim.

       Cılız kitaplığımdaki kitapların neredeyse hepsini otobüslerde okumuştum. Rus edebiyatıyla -20D numaralı bir otobüste tanışmıştım, çağdaş Türk şiiriyle -319 numaralı bir otobüste. Tıklım tıklım bir otobüste arkadaşlarıyla toplantı yapmaya çalışan Pavel, o kalabalığa çay yetiştirmeye çalışan Pavel’ in annesi, sevgililerinin saçlarını otobüslerin arka boşluğunda ıslatan şairler, otobüste bir yer boşaldığında oraya oturmayı kimin daha çok hakettiğini tartışan düşünürler…  

Kadıköy. Uzak yollar. Su. 94 lira 40 kuruş.

Kadıköy. Güzel ve uzak sokaklar. Yemek. 90 lira 65 kuruş.

Kadıköy. Sahile inildikçe aynı anda zenginleşip yoksullaşan sokaklar. Alkol. 78 lira 15 kuruş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder